يَعِيشُ الْكَثِيرُ مِنَ النَّاسِ فِي بُؤْسٍ شَدِيدٍ.
Birçok insan büyük bir sefalet içinde yaşıyor.
يَعِيشُ الْكَثِيرُ مِنَ النَّاسِ فِي بُؤْسٍ شَدِيدٍ.
Birçok insan büyük bir sefalet içinde yaşıyor.
الْبُؤْسُ يَظْهَرُ عَلَى وَجْهِهِ.
Perişanlık yüzünden okunuyor.
الْحَرْبُ جَلَبَتِ الْبُؤْسَ عَلَى الْبِلَادِ.
Savaş ülkeye bedbahtlık getirdi.
kara yazı, kara talih, biçarelik, kutsuzluk, sefillik, zavallılık, sersefillik, nasipsizlik, garibanlık, perişani