بَئِيس

بُؤَسَاء

كَانَ يَبْدُو بَئِيسًا بَعْدَ خَسَارَةِ كُلِّ أَمْوَالِهِ.

Bütün parasını kaybettikten sonra perişan görünüyordu.

يَعِيشُ فِي وَضْعٍ بَئِيسٍ.

Sefil bir durumda yaşıyor.

كَانَ رَجُلًا بَئِيسًا بِسَبَبِ فَقْرِهِ.

Fakirliği yüzünden bedbaht bir adamdı.