طَلَبَ الْفَلَّاحُ الْبَرَكَةَ فِي مَحْصُولِهِ.
Çiftçi ürününde bereket diledi.
طَلَبَ الْفَلَّاحُ الْبَرَكَةَ فِي مَحْصُولِهِ.
Çiftçi ürününde bereket diledi.
هُنَاكَ وَفْرَةٌ وَبَرَكَةٌ فِي هَذِهِ الْأَرَاضِي.
Bu topraklarda bolluk ve nimet var.
bereketlilik, meymenet, kutsallık, hayırlılık, uğurluluk, mübareklik, feyiz, kutluluk