بَعَثْتُ رِسَالَةً إِلَى صَدِيقِي أَمْسِ.
Dün arkadaşıma bir mektup gönderdim.
بَعَثْتُ رِسَالَةً إِلَى صَدِيقِي أَمْسِ.
Dün arkadaşıma bir mektup gönderdim.
بَعَثَتِ الشَّرِكَةُ الْبَضَائِعَ إِلَى الْمَيْنَاءِ صَبَاحًا.
Şirket malları sabah limana sevk etti.
يُؤْمِنُ الْمُسْلِمُونَ بِالْبَعْثِ بَعْدَ الْمَوْتِ وَالْحِسَابِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ.
Müslümanlar, ölümden sonra dirilişe ve kıyamet gününde hesap vermeye inanırlar.
haşir