التَّجَمُّعُ الْعَائِلِيُّ السَّنَوِيُّ هُوَ مُنَاسَبَةٌ سَعِيدَةٌ لِلْجَمِيعِ.
Yıllık aile buluşması herkes için mutlu bir olaydır.
التَّجَمُّعُ الْعَائِلِيُّ السَّنَوِيُّ هُوَ مُنَاسَبَةٌ سَعِيدَةٌ لِلْجَمِيعِ.
Yıllık aile buluşması herkes için mutlu bir olaydır.
شَارَكَ الْكَثِيرُ مِنَ النَّاسِ فِي التَّجَمُّعِ لِدَعْمِ حُقُوقِ الْعُمَّالِ.
İşçi haklarını desteklemek için düzenlenen mitinge birçok insan katıldı.
كَانَ التَّجَمُّعُ فِي بَهْوِ الْفُنْدُقِ كَبِيراً وَمُزْدَحِماً لِلْغَايَةِ.
Otel lobisindeki toplantı çok büyüktü ve aşırı kalabalıktı.
toplanma, cem, küme, bir küme, yığılma, aglütinasyon, demetlenme, çöküşme, gruplanma, içtima, merkezlenme, yığışma, keseklenme, kürneme, kümeleniş, kümelenme, kümeleşim, toplanılma, toplanış, toplaşma, temerküz, teraküm, tecemmu, tekâsüf, yığılım, topaklaşma, öbeklenme, öbekleşme, yığılış, kümülasyon, demetleniş, birikiş, birikişme, birikme, çöreklenme, inikat, maşer, kalaba, kümeleşme, topaklanma, yığınak, yığılışma
تَجَمَّعَ النَّاسُ فِي السَّاحَةِ لِمُشَاهَدَةِ المُبَارَاةِ.
İnsanlar maçı izlemek için meydanda toplandı.
içtima etmek, tekâsüf etmek, ekleşmek, birikmek, demetlenmek, gruplanmak, merkezlenmek, yığışmak, keseklenmek, kümelenmek, kümeleşmek, toparlanmak, topaklaşmak, öbeklenmek, öbekleşmek, yoğuşmak, temerküz etmek, teraküm etmek, birikişmek, derlenmek, yumaklanmak, kürnemek, odaklaşmak, doluşmak, topaklanmak, toplaşmak, yığılışmak, yığılmak