تَحَطَّمَ الزُّجَاجُ إِلَى قِطَعٍ صَغِيرَةٍ عِنْدَمَا سَقَطَ عَلَى الأَرْضِ الصُّلْبَةِ.
Cam, sert zemine düştüğünde küçük parçalara ayrıldı.
تَحَطَّمَ الزُّجَاجُ إِلَى قِطَعٍ صَغِيرَةٍ عِنْدَمَا سَقَطَ عَلَى الأَرْضِ الصُّلْبَةِ.
Cam, sert zemine düştüğünde küçük parçalara ayrıldı.
تَحَطَّمَ الرَّقْمُ الْقِيَاسِيُّ فِي السِّبَاقِ النِّهَائِيِّ.
Final yarışında rekor kırıldı.
تَحَطَّمَ البَيْتُ القَدِيمُ بَعْدَ العَاصِفَةِ.
Eski ev fırtınadan sonra yıkıldı.
Ayrıca: enkaz olmak
darmadağın olmak, lime lime olmak, hurdahaş olmak, pert olmak, kaza kırıma uğramak, kırıma uğramak, sındırılmak
سَمِعْنَا صَوْتَ تَحَطُّمِ الزُّجَاجِ فِي المَطْبَخِ.
Mutfakta camın parçalanma sesini duyduk.