رَقَّ الْقُمَاشُ بَعْدَ كَثْرَةِ الْغَسْلِ.
Kumaş çok yıkanınca incelmiş.
رَقَّ الْقُمَاشُ بَعْدَ كَثْرَةِ الْغَسْلِ.
Kumaş çok yıkanınca incelmiş.
بَدَأَتِ الْفَتَيَاتُ تَرْقُصْنَ عَلَى أَنْغَامِ الْمُوسِيقَى الشَّرْقِيَّةِ فِي الْحَفْلِ.
Kızlar partide oryantal müziğin ritmiyle dans etmeye başladılar.
الرقّ كان نظامًا ظالمًا وقاسيًا في الماضي.
Kölelik, geçmişte zalim ve acımasız bir sistemdi.
كَتَبَ الرُّهْبَانُ النُّصُوصَ الدِّينِيَّةَ الْقَدِيمَةَ عَلَى الرَّقِّ فِي الْأَدْيِرَةِ.
Keşişler, manastırlarda eski dini metinleri parşömen üzerine yazdılar.