أَثَّرَ تَعَنُّتُهُ سَلْبًا عَلَى عَلَاقَاتِهِ.
Onun inadı, ilişkilerini olumsuz etkiledi.
أَثَّرَ تَعَنُّتُهُ سَلْبًا عَلَى عَلَاقَاتِهِ.
Onun inadı, ilişkilerini olumsuz etkiledi.
aksilenme, aksileşme
لَا تَتَعَنَّتْ فِي مَوْقِفِكَ، وَحَاوِلْ أَنْ تَكُونَ مَرِناً.
Tutumunda ısrar etme ve esnek olmaya çalış.
لَا تَتَعَنَّتْ، فَالْحَلُّ بَسِيطٌ وَيُمْكِنُ الْوُصُولُ إِلَيْهِ.
İnat etme, çözüm basit ve ulaşılabilir.
لِمَاذَا تَتَعَنَّتُ عَلَى رَأْيِكَ رَغْمَ أَنَّ الْأَدِلَّةَ تُخَالِفُهُ؟
Kanıtlar aksini gösterdiği halde neden fikrinde diretiyorsun?
aksilik etmek, aksilenmek, aksileşmek