قَدْ يَتَسَبَّبُ عَدَمُ الْيَقِينِ بِشَأْنِ الْمُسْتَقْبَلِ فِي تَوَجُّسٍ لَدَى النَّاسِ.

Gelecek hakkında belirsizlik, insanlarda kaygıya neden olabilir.

İlişkili Kelimeler

تَوَجَّسَ

يَتَوَجَّسُ، تَوَجُّس

تَوَجَّسَ الْمُحَقِّقُ مِنْ تَصَرُّفَاتِ الْمُشْتَبَهِ بِهِ الْغَرِيبَةِ خِلَالَ التَّحْقِيقِ.

Müfettiş, soruşturma sırasında şüphelinin garip davranışlarından kuşkulanmaya başladı.

تَوَجَّسَتِ الأُمُّ مِنْ تَأَخُّرِ ابْنَتِهَا فِي العَوْدَةِ إِلَى المَنْزِلِ.

Anne, kızının eve dönmekte gecikmesinden endişelendi.

تَوَجَّسَ المُحَقِّقُ مِنْ أَقْوَالِ المُتَّهَمِ المُتَنَاقِضَةِ.

Müfettiş, sanığın çelişkili ifadelerinden şüphelendi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler