ثَارَ الْبُرْكَانُ بِضَجَّةٍ كَبِيرَةٍ، وَانْتَشَرَتِ الْحِمَمُ فِي كُلِّ مَكَانٍ.
Yanardağ büyük bir gürültüyle indifa etti, lavlar her yere yayıldı.
ثَارَ الْبُرْكَانُ بِضَجَّةٍ كَبِيرَةٍ، وَانْتَشَرَتِ الْحِمَمُ فِي كُلِّ مَكَانٍ.
Yanardağ büyük bir gürültüyle indifa etti, lavlar her yere yayıldı.
بَدَأَ يَثُورُ فَجْأَةً عِنْدَمَا سَمِعَ أَنَّهُ تَعَرَّضَ لِلظُّلْمِ.
Haksızlığa uğradığını duyunca birden köpürmeye başladı.
ثَارَ الْبُرْكَانُ بِحِمَمٍ بُرْكَانِيَّةٍ مَعَ ضَجِيجٍ كَبِيرٍ.
Yanardağ büyük bir gürültüyle lav püskürdü.
ayaklanmak, isyan etmek, başkaldırmak, galeyana gelmek, asilik etmek, feveran etmek, galeyan etmek, tehevvür etmek, hışımlanmak, şahlanmak, cinlenmek, heyecanlanmak
فِي الْقِصَّةِ يَبْحَثُ الْبَطَلُ عَنِ الثَّأْرِ لِأَخِيهِ.
Hikâyede kahraman kardeşinin intikamını arıyor.
öç, kan davası