لَا تُحَاوِلْ أَنْ تَثْلِبَ سُمْعَةَ الْآخَرِينَ بِالْكَلَامِ الْكَاذِبِ.
Yalan sözlerle başkalarının itibarını karalamaya çalışma.
لَا تُحَاوِلْ أَنْ تَثْلِبَ سُمْعَةَ الْآخَرِينَ بِالْكَلَامِ الْكَاذِبِ.
Yalan sözlerle başkalarının itibarını karalamaya çalışma.
تَصَرُّفَاتُهُ السَّيِّئَةُ تَثْلِبُ صُورَتَهُ أَمَامَ النَّاسِ.
Kötü davranışları, insanların önünde imajını lekeliyor.
لَا تَثْلِبِ النَّاسَ عَلَى أَخْطَائِهِمُ الصَّغِيرَةِ.
İnsanları küçük hatalarından dolayı ayıplama.