فِي الْعِيدِ نَزُورُ جَدَّتِي فِي الْقَرْيَةِ، وَهِيَ تَطْبُخُ لَنَا طَعَامًا لَذِيذًا.
Bayramda köydeki ninemizi ziyaret ederiz, o da bize lezzetli yemekler pişirir.
فِي الْعِيدِ نَزُورُ جَدَّتِي فِي الْقَرْيَةِ، وَهِيَ تَطْبُخُ لَنَا طَعَامًا لَذِيذًا.
Bayramda köydeki ninemizi ziyaret ederiz, o da bize lezzetli yemekler pişirir.
فِي يَوْمِ الْجُمُعَةِ نَزُورُ جَدَّتِي أُمَّ أُمِّي فِي بَيْتِهَا وَتَصْنَعُ لَنَا الْكَعْكَ.
Cuma günü anneannemi evinde ziyaret ederiz ve o bize kek yapar.
أَزُورُ جَدَّتِي كُلَّ يَوْمِ جُمُعَةٍ.
Her cuma büyükannemi ziyaret ederim.
Ayrıca: nene, babaanne
büyük hanım, cicianne, haminne, hanımanne, kadınnine, kadınana, büyükana
سَافَرْتُ إِلَى جُدَّةَ فِي الصَّيْفِ.
Yazın Cidde'ye gittim.
أَعْجَبَتْنِي جِدَّةُ الفِكْرَةِ.
Fikrin yeniliği hoşuma gitti.