جَرَّ الحِصَانُ العَرَبَةَ الثَّقِيلَةَ بِصُعُوبَةٍ بَالِغَةٍ
At ağır arabayı büyük zorlukla çekti.
جَرَّ الحِصَانُ العَرَبَةَ الثَّقِيلَةَ بِصُعُوبَةٍ بَالِغَةٍ
At ağır arabayı büyük zorlukla çekti.
جَرَّ الطِّفْلُ لُعْبَتَهُ المُفَضَّلَةَ خَلْفَهُ فِي الحَدِيقَةِ
Çocuk en sevdiği oyuncağını parkta arkasından sürükledi.
önüne katmak, sürütmek
أَدَاءُ جَرِّ هَذَا الْمُحَرِّكِ أَعْلَى مِنَ النَّمَاذِجِ السَّابِقَةِ.
Bu motorun çekiş performansı, önceki modellere göre daha yüksek.
sürütme, traksiyon, cer, sürükleme