جَرْجَرَ الطِّفْلُ لُعْبَتَهُ الْمَكْسُورَةَ خَلْفَهُ فِي الْحَدِيقَةِ.
Çocuk kırık oyuncağını parkta arkasından çekti.
جَرْجَرَ الطِّفْلُ لُعْبَتَهُ الْمَكْسُورَةَ خَلْفَهُ فِي الْحَدِيقَةِ.
Çocuk kırık oyuncağını parkta arkasından çekti.
جَرْجَرَ الرَّجُلُ الصُّنْدُوقَ الثَّقِيلَ عَلَى الْأَرْضِ بِصُعُوبَةٍ بَالِغَةٍ.
Adam ağır sandığı yerde büyük zorluklarla sürükledi.