اسْتَخْدَمَ الصَّيَّادُ الْحَرْبَةَ لِاصْطِيَادِ السَّمَكِ فِي النَّهْرِ.
Balıkçı, nehirde balık yakalamak için mızrak kullandı.
اسْتَخْدَمَ الصَّيَّادُ الْحَرْبَةَ لِاصْطِيَادِ السَّمَكِ فِي النَّهْرِ.
Balıkçı, nehirde balık yakalamak için mızrak kullandı.
رَكَّبَ الْجُنْدِيُّ الْحَرْبَةَ عَلَى بُنْدُقِيَّتِهِ قَبْلَ الْهُجُومِ.
Asker, saldırıdan önce tüfeğine süngü taktı.
kargı, zıpkın