mızrak

رُمْح — رِمَاح

فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ الْجُنُودُ يَسْتَخْدِمُونَ الرِّمَاحَ فِي الْحُرُوبِ.

Eski zamanlarda askerler savaşlarda mızrak kullanırlardı.

حَرْبَة — حِرَاب

أَعَدَّ الصَّيَّادُ حَرْبَتَهُ لِاصْطِيَادِ الْحَيَوَانِ الْبَرِّيِّ.

Avcı, vahşi hayvanı avlamak için mızrağını hazırladı.

مِزْرَاق — مَزَارِيق

اِسْتَخْدَمَ الصَّيَّادُ الْمِزْرَاقَ لِصَيْدِ السَّمَكِ فِي النَّهْرِ.

Balıkçı, nehirde balık avlamak için mızrak kullandı.

İlişkili Kelimeler