حِرْز

أَحْرَاز

يَحْمِلُ الْجُنُودُ حِرْزًا صَغِيرًا لِجَلْبِ الْحَظِّ الْجَيِّدِ فِي الْمَعَارِكِ.

Askerler savaşlarda iyi şans getirmesi için küçük bir tılsım taşırlar.

يَعْتَقِدُ الْبَعْضُ أَنَّ ارْتِدَاءَ حِرْزٍ يَحْمِي مِنَ الْحَسَدِ وَالْعَيْنِ.

Bazı insanlar muska takmanın nazardan ve kötü gözden koruduğuna inanır.

عَلَّقَتِ الْأُمُّ حِرْزًا عَلَى سَرِيرِ طِفْلِهَا لِحِمَايَتِهِ مِنَ الْعَيْنِ.

Anne, bebeğini nazardan korumak için yatağına bir nazarlık astı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler