حَصَاة

كَانَ الْأَطْفَالُ يَلْعَبُونَ بِرَمْيِ الْحَصَى فِي الْمَاءِ.

Çocuklar suya taş atarak oynuyorlardı.

وَجَدَ الطِّفْلُ حَصَاةً صَغِيرَةً عَلَى الشَّاطِئِ.

Çocuk sahilde küçük bir çakıl taşı buldu.

جَمَعْتُ حَصَاةً صَغِيرَةً مِنَ الشَّاطِئِ كَتِذْكَارٍ.

Hatıra olarak sahilden küçük bir çakıl taşı topladım.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler