حَلَّلَ

يُحَلِّلُ، تَحْلِيل

يَجِبُ عَلَى الْعُلَمَاءِ أَنْ يُحَلِّلُوا الْبَيَانَاتِ بِعِنَايَةٍ قَبْلَ الْوُصُولِ إِلَى أَيِّ اسْتِنْتَاجَاتٍ.

Bilim insanları herhangi bir sonuca varmadan önce verileri dikkatlice analiz etmelidir.

حَلَّلَ الطَّالِبُ النَّصَّ بِعِنَايَةٍ.

Öğrenci metni dikkatle çözümledi.

حَلَّلَ الْمُدِيرُ لِلْمُوَظَّفِينَ الْمُغَادَرَةَ مُبَكِّراً بِسَبَبِ الظُّرُوفِ الْجَوِّيَّةِ.

Müdür, hava koşulları nedeniyle çalışanların erken ayrılmasına izin verdi.

İlişkili Kelimeler