حَمَأَة

بَعْدَ الْفَيَضَانِ، غَطَّتِ الْحَمْأَةُ كُلَّ شَيْءٍ فِي الْمَدِينَةِ.

Selden sonra çamur, şehirdeki her şeyi kapladı.

تَرَاكَمَتِ الْحَمْأَةُ فِي قَاعِ النَّهْرِ.

Tortu, nehrin dibinde birikti.

كَانَتِ الْحَمْأَةُ تُعِيقُ حَرَكَةَ السَّيَّارَاتِ فِي الطَّرِيقِ.

Balçık, yoldaki araçların hareketini engelliyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler