كَانَ يَبْدُو دَالِهًا بَعْدَ سَمَاعِ الْخَبَرِ الْمُفَاجِئِ.
Ani haberi duyduktan sonra şaşkın görünüyordu.
كَانَ يَبْدُو دَالِهًا بَعْدَ سَمَاعِ الْخَبَرِ الْمُفَاجِئِ.
Ani haberi duyduktan sonra şaşkın görünüyordu.
نَظَرَتْ إِلَيْهِ وَهِيَ دَالِهَةٌ مِنْ تَصَرُّفِهِ الْغَرِيبِ.
Garip davranışına şaşırmış bir şekilde ona baktı.
أَصْبَحَ دَالِهًا بَعْدَ الضَّرْبَةِ الْقَوِيَّةِ عَلَى رَأْسِهِ.
Başına aldığı sert darbeden sonra sersemlemişti.