دَامِع

تَحَدَّثَ بِصَوْتٍ دَامِعٍ عَنْ فُقْدَانِ صَدِيقِهِ.

Arkadaşını kaybetmekten yaşlı bir sesle bahsetti.

خَرَجَتِ الطِّفْلَةُ مِنَ الغُرْفَةِ بِعَيْنٍ دَامِعَةٍ.

Küçük kız gözleri yaşlı bir hâlde odadan çıktı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler