دَعَكَ

يَدْعَكُ، دَعْك

دَعَكَ عَيْنَيْهِ جَيِّدًا بَعْدَ الِاسْتِيقَاظِ مِنَ النَّوْمِ.

Uykudan uyandıktan sonra gözlerini iyice ovdu.

دَعَكْتُ الْعَجِينَةَ جَيِّدًا قَبْلَ وَضْعِهَا فِي الْفُرْنِ.

Hamuru fırına koymadan önce iyice yoğurdum.