دَفَنَ الفَلَّاحُ البُذُورَ فِي التُّرْبَةِ بِعِنَايَةٍ فَائِقَةٍ.
Çiftçi tohumları toprağa büyük bir özenle gömdü.
دَفَنَ الفَلَّاحُ البُذُورَ فِي التُّرْبَةِ بِعِنَايَةٍ فَائِقَةٍ.
Çiftçi tohumları toprağa büyük bir özenle gömdü.
دَفَنُوا جُثْمَانَ الفَقِيدِ فِي مَقْبَرَةِ العَائِلَةِ بَعْدَ صَلَاةِ الجَنَازَةِ.
Cenaze namazından sonra merhumun naaşını aile kabristanına defnettiler.
حَاوَلَ المُدِيرُ دَفْنَ القَضِيَّةِ لِتَجَنُّبِ الفَضِيحَةِ.
Müdür skandaldan kaçınmak için olayı örtbas etmeye çalıştı.
toprağa vermek
سَتَتِمُّ إِجْرَاءَاتُ الدَّفْنِ بَعْدَ الظُّهْرِ.
Defin işlemleri öğleden sonra yapılacak.
gömme, defnedilme, defnetme, defnolunma, gömülme, gömülüş, tedfin, defnediliş, defnediş