انْهَمَرَتِ الدُّمُوعُ مِنْ عَيْنَيْهَا عِنْدَمَا سَمِعَتْ خَبَرَ وَفَاةِ جَدَّتِهَا.
Büyükannesinin ölüm haberini duyduğunda gözlerinden yaşlar boşandı.
انْهَمَرَتِ الدُّمُوعُ مِنْ عَيْنَيْهَا عِنْدَمَا سَمِعَتْ خَبَرَ وَفَاةِ جَدَّتِهَا.
Büyükannesinin ölüm haberini duyduğunda gözlerinden yaşlar boşandı.
لَمْ يَتَمَالَكْ نَفْسَهُ وَذَرَفَتْ عَيْنَاهُ دَمْعًا عِنْدَ تَذَكُّرِ أَيَّامِ الطُّفُولَةِ الْجَمِيلَةِ.
Kendini tutamadı ve güzel çocukluk günlerini hatırlayınca gözlerinden yaş geldi.