يُرْجَى انْتِظَارُ دَوْرِكَ، سَيَتِمُّ إِنْجَازُ عَمَلِ الْجَمِيعِ.
Lütfen sıranızı bekleyin, herkesin işi yapılacak.
يُرْجَى انْتِظَارُ دَوْرِكَ، سَيَتِمُّ إِنْجَازُ عَمَلِ الْجَمِيعِ.
Lütfen sıranızı bekleyin, herkesin işi yapılacak.
يَلْعَبُ التَّعْلِيمُ دَوْرًا هَامًّا فِي تَطْوِيرِ الْمُجْتَمَعِ وَتَقَدُّمِهِ.
Eğitim, toplumun gelişimi ve ilerlemesinde önemli bir rol oynar.
أَسْكُنُ فِي الدَّوْرِ الثَّالِثِ.
Üçüncü katta oturuyorum.
işlev, raunt
دَوَّرَ أَبِي الْمِفْتَاحَ فِي الْبَابِ بِبُطْءٍ، ثُمَّ دَخَلَ الْبَيْتَ بَعْدَ عَوْدَتِهِ مِنَ الْعَمَلِ.
Babam işten dönünce anahtarı kapıda yavaşça çevirdi ve eve girdi.
دَوَّرَ الْمِفْتَاحَ فِي الْقُفْلِ لِفَتْحِ الْبَابِ الْأَمَامِيِّ لِلْمَنْزِلِ.
Evin ön kapısını açmak için anahtarı kilidin içinde döndürdü.
yuvarlaklaştırmak, yuvarlamak, yuvarlatmak