يَجِبُ عَلَى كُلِّ شَخْصٍ أَنْ يَكْتَشِفَ ذَاتَهُ الْحَقِيقِيَّةَ.
Herkes kendi gerçek özünü keşfetmelidir.
يَجِبُ عَلَى كُلِّ شَخْصٍ أَنْ يَكْتَشِفَ ذَاتَهُ الْحَقِيقِيَّةَ.
Herkes kendi gerçek özünü keşfetmelidir.
الْمُدِيرُ ذَاتُهُ جَاءَ لِيَسْتَقْبِلَنَا.
Müdürün kendisi bizi karşılamaya geldi.
الْقِصَّةُ فِي ذَاتِهَا كَانَتْ مُمِلَّةً وَلَكِنَّ أُسْلُوبَ الْكَاتِبِ جَعَلَهَا مُمْتِعَةً
Hikaye kendisi sıkıcıydı, ancak yazarın üslubu onu eğlenceli hale getirdi.
Ayrıca: benlik
zat, ego, özlük, özne, hipostaz, süje, kendilik