وصل الفريق إلى ذروة أدائه في المباراة النهائية.
Takım final maçında performansının zirvesine ulaştı.
وصل الفريق إلى ذروة أدائه في المباراة النهائية.
Takım final maçında performansının zirvesine ulaştı.
بلغت الأزمة ذروتها في منتصف الليل.
Kriz gece yarısı doruğa ulaştı.
كانت قمة الاجتماع ذروة النقاشات.
Toplantının zirvesi tartışmaların tepe noktasıydı.