شَعَرْتُ بِذُعْرٍ شَدِيدٍ عِنْدَمَا رَأَيْتُ الظَّلَامَ.

Karanlığı görünce büyük bir korku hissettim.

عَمَّ الذُّعْرُ بَيْنَ النَّاسِ بَعْدَ سَمَاعِ دَوِيِّ انْفِجَارٍ قَوِيٍّ.

Güçlü bir patlama sesi duyulduktan sonra insanlar arasında panik yayıldı.

مَلَأَ الذُّعْرُ قُلُوبَ الْجَمِيعِ بَعْدَ الزَّلْزَالِ.

Depremden sonra herkesin kalbini dehşet sardı.

Ayrıca: telaş

Eşdizimler

ذُعِرَ

ذُعِرَ الطِّفْلُ عِنْدَمَا سَمِعَ صَوْتَ الرَّعْدِ.

Çocuk gök gürültüsünü duyunca dehşete kapıldı.