تَقُومُ الشَّرِكَةُ بِالتَّرْوِيجِ لِمُنْتَجَاتِهَا عَبْرَ الْإِنْتَرْنِتِ.
Şirket, ürünlerini internet üzerinden tanıtıyor.
تَقُومُ الشَّرِكَةُ بِالتَّرْوِيجِ لِمُنْتَجَاتِهَا عَبْرَ الْإِنْتَرْنِتِ.
Şirket, ürünlerini internet üzerinden tanıtıyor.
رَوَّجَ بَعْضُهُمْ شَائِعَاتٍ كَاذِبَةً.
Bazıları yalan söylentiler yaydı.
lanse etmek, pazarlamak
وَضَعَتِ الْمَرْأَةُ رُوجًا أَحْمَرَ قَبْلَ الْخُرُوجِ مِنَ الْمَنْزِلِ.
Kadın evden çıkmadan önce kırmızı bir ruj sürdü.
تُفَضِّلُ بَعْضُ النِّسَاءِ اسْتِخْدَامَ الرُّوجِ الطَّبِيعِيِّ بَدَلًا مِنَ الْكِيمْيَائِيِّ.
Bazı kadınlar kimyasal yerine doğal dudak boyası kullanmayı tercih ediyor.