سَاق

سِيقَان
Aynı yazılan 1 kelime daha

كَسَرْتُ سَاقِي أَثْنَاءَ لَعِبِ كُرَةِ الْقَدَمِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Bahçede futbol oynarken bacağımı kırdım.

انْكَسَرَ سَاقُ الزَّهْرَةِ بِسَبَبِ الرِّيَاحِ الْقَوِيَّةِ.

Çiçeğin sapı şiddetli rüzgar nedeniyle kırıldı.

كَانَتْ إِحْدَى سِيقَانِ الطَّاوِلَةِ مَكْسُورَةً.

Masanın ayaklarından biri kırıktı.

Ayrıca: gövde

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

سَاقَ

يَسُوقُ، سَوْق

سَاقَ أَبِي السَّيَّارَةَ إِلَى المَدِينَةِ.

Babam arabayı şehre sürdü.

اضْطُرَّ الرَّجُلُ إِلَى سَوْقِ الْحِصَانِ لِيَجُرَّ الْعَرَبَةَ.

Adam, atı arabayı çekmesi için haydamak zorunda kaldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler