سَكَنَ

يَسْكُنُ، سُكُون
Aynı yazılan 2 kelime daha

تُفَضِّلُ عَائِلَتِي أَنْ تَسْكُنَ في الرِّيفِ الهَادِئِ.

Ailem, sakin kırsal bölgede yaşamayı tercih ediyor.

سَكَنَ في هَذِهِ المَدِينَةِ الجَمِيلَةِ لِمُدَّةِ عَشْرِ سَنَوَاتٍ.

On yıldır bu güzel şehirde ikamet ediyor.

سَكَنَ الطُّلَّابُ في السَّكَنِ الجَامِعِيِّ خِلَالَ فَتْرَةِ الدِّرَاسَةِ.

Öğrenciler, öğrenim süreleri boyunca öğrenci yurdunda oturdular.

İlişkili Kelimeler

سَكَن

قَدْ يَكُونُ مِنَ الصَّعْبِ الْعُثُورُ عَلَى سَكَنٍ بِأَسْعَارٍ مَعْقُولَةٍ لِلطُّلَّابِ.

Öğrenciler için uygun fiyatlı konut bulmak zor olabilir.

İlişkili Kelimeler

سَكَّنَ

يُسَكِّنُ، تَسْكِين

حَمَلَتِ الأُمُّ طِفْلَهَا البَاكِيَ لِتُسَكِّنَهُ.

Anne, ağlayan bebeğini teskin etmek için onu kucağına aldı.