أَسْوَد

سُود

رَأَيْتُ فِي الْحَدِيقَةِ قِطَّةً سَوْدَاءَ تَجْلِسُ تَحْتَ الشَّجَرَةِ وَتَنْظُرُ إِلَيْنَا.

Bahçede ağacın altında oturup bize bakan kara bir kedi gördüm.

اشْتَرَيْتُ مِنَ السُّوقِ حِذَاءً أَسْوَدَ لِأَنِّي أَحْتَاجُهُ فِي الْعَمَلِ كُلَّ يَوْمٍ.

Çarşıdan siyah bir ayakkabı aldım çünkü her gün işte ona ihtiyacım var.

Ayrıca: karanlık

Eşdizimler