شَاطِر

شُطَّار

أَظْهَرَ شَاطِرًا فِي حَلِّ الْمُشْكِلَاتِ الْمُعَقَّدَةِ بِسُرْعَةٍ.

Karmaşık sorunları hızla çözmede becerikli olduğunu gösterdi.

إِنَّهَا لَاعِبَةٌ شَاطِرَةٌ فِي الشِّطْرَنْجِ وَتَفُوزُ بِمُعْظَمِ الْمُبَارَيَاتِ.

O satrançta akıllı bir oyuncu ve çoğu maçı kazanıyor.

هُوَ طَالِبٌ شَاطِرٌ جِدّاً وَيَحْصُلُ دَائِماً عَلَى أَعْلَى الدَّرَجَاتِ.

O çok zeki bir öğrenci ve her zaman en yüksek notları alıyor.

İlişkili Kelimeler