ارْتَدَتِ الْمَرْأَةُ شَالاً صُوفِيّاً لِحِمَايَتِهَا مِنْ بَرْدِ الشِّتَاءِ الْقَارِسِ.
Kadın, şiddetli kış soğuğundan korunmak için yün bir şal giydi.
ارْتَدَتِ الْمَرْأَةُ شَالاً صُوفِيّاً لِحِمَايَتِهَا مِنْ بَرْدِ الشِّتَاءِ الْقَارِسِ.
Kadın, şiddetli kış soğuğundan korunmak için yün bir şal giydi.
نَسَجَتِ الْجَدَّةُ شَالاً مُلَوَّناً لِحَفِيدَتِهَا الصَّغِيرَةِ كَهَدِيَّةٍ.
Büyük anne, küçük torununa hediye olarak renkli bir atkı ördü.
etol, poşu