هُوَ شَغُوفٌ بِعَمَلِهِ وَيَسْعَى دَائِمًا لِتَقْدِيمِ أَفْضَلِ مَا لَدَيْهِ
O, işine tutkuyla bağlı ve her zaman en iyisini sunmaya çalışıyor
هُوَ شَغُوفٌ بِعَمَلِهِ وَيَسْعَى دَائِمًا لِتَقْدِيمِ أَفْضَلِ مَا لَدَيْهِ
O, işine tutkuyla bağlı ve her zaman en iyisini sunmaya çalışıyor
الطُّلَّابُ الشَّغُوفُونَ بِالْعِلْمِ يُحَقِّقُونَ نَتَائِجَ مُمْتَازَةً فِي دِرَاسَتِهِمْ
Bilime istekli öğrenciler, çalışmalarında mükemmel sonuçlar elde ediyor
كَانَ شَغُوفًا بِتَعَلُّمِ اللُّغَةِ الْجَدِيدَةِ وَقَضَى سَاعَاتٍ طَوِيلَةً فِي الدِّرَاسَةِ
Yeni bir dil öğrenmeye hevesliydi ve uzun saatler boyunca ders çalıştı
tutkun, ihtiraslı, şevkli, heveskâr