شَهِدَ
يَشْهَدُ، شَهَادَةشَهِدَتِ الْمَدِينَةُ مُظَاهَرَاتٍ حَاشِدَةً ضِدَّ الْفَسَادِ الْحُكُومِيِّ.
Şehir, hükümet yolsuzluğuna karşı büyük protestolara tanık oldu.
أَنَا مُسْتَعِدٌّ أَنْ أَشْهَدَ فِي الْمَحْكَمَةِ حَوْلَ مَا رَأَيْتُهُ فِي ذَلِكَ الْيَوْمِ.
O gün gördüklerim hakkında mahkemede şahitlik etmeye hazırım.
şahit olmak, şehadet etmek, şehadette bulunmak
Eşdizimler
İlişkili Kelimeler
شَهْد
أُحِبُّ أَنْ آكُلَ الشَّهْدَ مَعَ الْخُبْزِ فِي الصَّبَاحِ.
Sabahları ekmekle bal yemeyi severim.

