تَنَاوَلْتُ وَجْبَةً شَهِيَّةً فِي الْمَطْعَمِ الْجَدِيدِ الَّذِي افْتُتِحَ فِي الْحَيِّ.
Mahallede açılan yeni restoranda lezzetli bir yemek yedim.
تَنَاوَلْتُ وَجْبَةً شَهِيَّةً فِي الْمَطْعَمِ الْجَدِيدِ الَّذِي افْتُتِحَ فِي الْحَيِّ.
Mahallede açılan yeni restoranda lezzetli bir yemek yedim.
أَعَدَّتْ أُمِّي كَعْكَةً شَهِيَّةً بِمُنَاسَبَةِ عِيدِ مِيلَادِي.
Annem doğum günüm için nefis bir pasta yaptı.
تَسْتَمْتِعُ عَائِلَتُنَا بِأَكْمَلِهَا بِتَنَاوُلِ الْفَطَائِرِ الشَّهِيَّةِ الَّتِي تَصْنَعُهَا وَالِدَتِي.
Annemin yaptığı leziz börekleri tüm ailemiz çok severek yer.
Ayrıca: iştah açıcı
iştahlı, yiyimli, yiyintili