يَحْمِلُ قَلْبِي شَوْقًا كَبِيرًا لِرُؤْيَةِ عَائِلَتِي بَعْدَ غِيَابٍ طَوِيلٍ.
Uzun bir ayrılıktan sonra ailemi görme konusunda kalbimde büyük bir özlem var.
يَحْمِلُ قَلْبِي شَوْقًا كَبِيرًا لِرُؤْيَةِ عَائِلَتِي بَعْدَ غِيَابٍ طَوِيلٍ.
Uzun bir ayrılıktan sonra ailemi görme konusunda kalbimde büyük bir özlem var.
الشَّوْقُ إِلَى الْوَطَنِ يَزْدَادُ مَعَ مُرُورِ الْأَيَّامِ فِي الْغُرْبَةِ.
Gurbette geçen günler arttıkça vatana duyulan hasret de artıyor.
لَدَيَّ شَوْقٌ كَبِيرٌ فِي دَاخِلِي لِرُؤْيَتِهِ مَرَّةً أُخْرَى.
Onu tekrar görmek için içimde büyük bir iştiyak var.
Ayrıca: arzu
şevk, hasretlik, özlenti, özleyiş, tahassür, hasretlilik, özleniş, istekleniş
يُشَوِّقُ الْفِرَاقُ الطَّوِيلُ الإِنْسَانَ إِلَى أَحِبَّائِهِ.
Uzun ayrılık, insana sevdiklerini çok özletir.
meraklandırmak, heyecanlandırmak