شَيْخ

شُيُوخ

سَاعَدْتُ الشَّيْخَ الْكَبِيرَ فِي عُبُورِ الطَّرِيقِ الْمُزْدَحِمِ أَمَامَ الْمَسْجِدِ.

Yaşlı adama caminin önündeki kalabalık caddeden geçmesine yardım ettim.

الشَّيْخُ أَحْمَدُ عَالِمُ دِينٍ مَعْرُوفٌ فِي قَرْيَتِنَا وَيَحْتَرِمُهُ الْجَمِيعُ.

Şeyh Ahmet, köyümüzde tanınmış bir din adamıdır ve herkes ona saygı duyar.

الشَّيْخُ هُوَ زَعِيمُ الْقَبِيلَةِ الَّذِي يَتَّخِذُ الْقَرَارَاتِ الْحَاسِمَةَ.

Şeyh, kritik kararları alan kabile lideridir.

Ayrıca: reis, ihtiyar

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler