الصَّبْرُ مِفْتَاحُ الْفَرَجِ، يَجِبُ أَنْ نَتَحَلَّى بِهِ فِي الشَّدَائِدِ.
Sabır kurtuluşun anahtarıdır, zorluklarda ona sahip olmalıyız.
الصَّبْرُ مِفْتَاحُ الْفَرَجِ، يَجِبُ أَنْ نَتَحَلَّى بِهِ فِي الشَّدَائِدِ.
Sabır kurtuluşun anahtarıdır, zorluklarda ona sahip olmalıyız.
لَيْسَ لَدَيَّ صَبْرٌ عَلَى هٰذَا الضَّجِيجِ.
Bu gürültüye tahammülüm yok.
Ayrıca: dayanıklılık
katlanılma, katlanış, katlanma, sabretme, sabırlılık, sabrediş, sabreyleme
يَجِبُ أَنْ تَصْبِرَ عَلَى الصِّعَابِ لِتَحْقِيقِ النَّجَاحِ فِي الْحَيَاةِ.
Hayatta başarılı olmak için zorluklara sabretmelisin.
katlanmak, tahammül etmek, göğüs germek, ya sabır çekmek, sabreylemek