يَجِبُ عَلَيْهِ أَنْ يَطْلُبَ الصَّفْحَ مِنَ الْجَمِيعِ بِسَبَبِ خَطَئِهِ وَأَنْ يَسْعَى جَاهِدًا لِيُغْفَرَ لَهُ.
Yaptığı hatadan dolayı herkesten af dilemeli ve affedilmek için çaba göstermelidir.
يَجِبُ عَلَيْهِ أَنْ يَطْلُبَ الصَّفْحَ مِنَ الْجَمِيعِ بِسَبَبِ خَطَئِهِ وَأَنْ يَسْعَى جَاهِدًا لِيُغْفَرَ لَهُ.
Yaptığı hatadan dolayı herkesten af dilemeli ve affedilmek için çaba göstermelidir.
bağışlama, müsamaha, mağfiret, yarlıgama, affediş, kinsizlik
أَرْجُو أَنْ تُسَامِحَنِي وَتَصْفَحَ عَنْ خَطَئِي.
Umarım beni affeder ve hatamı bağışlarsın.
bağışlamak, hoş görmek
sayfalamak