لَمْ أَسْتَطِعِ النَّوْمَ بِسَبَبِ الضَّجِيجِ الصَّادِرِ مِنَ الشَّارِعِ طَوَالَ اللَّيْلِ.
Bütün gece sokaktan gelen gürültü yüzünden uyuyamadım.
لَمْ أَسْتَطِعِ النَّوْمَ بِسَبَبِ الضَّجِيجِ الصَّادِرِ مِنَ الشَّارِعِ طَوَالَ اللَّيْلِ.
Bütün gece sokaktan gelen gürültü yüzünden uyuyamadım.
أَثَارَ الضَّجِيجُ الْإِعْلَامِيُّ حَوْلَ الْقَضِيَّةِ اهْتِمَامَ الْجُمْهُورِ بِشَكْلٍ كَبِيرٍ.
Dava hakkındaki medya yaygarası kamuoyunun ilgisini büyük ölçüde çekti.
أَزْعَجَنِي الضَّجِيجُ الَّذِي أَحْدَثَهُ الْأَطْفَالُ أَثْنَاءَ اللَّعِبِ فِي الْحَدِيقَةِ.
Çocukların parkta oynarken çıkardığı patırtı beni rahatsız etti.
yüksek ses, çangırdama, çangırtı, gulgule, gurultu