عَاشُوا فِي ضَنْكِ العَيْشِ بَعْدَ فُقْدَانِهِمْ مَصْدَرَ رِزْقِهِمْ.
Geçim kaynaklarını kaybettikten sonra sıkıntı içinde yaşadılar.
عَاشُوا فِي ضَنْكِ العَيْشِ بَعْدَ فُقْدَانِهِمْ مَصْدَرَ رِزْقِهِمْ.
Geçim kaynaklarını kaybettikten sonra sıkıntı içinde yaşadılar.
تَجَاوَزُوا فَتْرَةَ الضَّنْكِ بِفَضْلِ تَكَاتُفِهِمْ وَتَعَاوُنِهِمْ.
Dayanışma ve işbirliği sayesinde zorluk dönemini aştılar.
يُعَانِي الكَثِيرُ مِنَ النَّاسِ مِنْ ضَنْكِ المَعِيشَةِ فِي هَذِهِ الأَيَّامِ.
Günümüzde birçok insan geçim darlığı çekiyor.