ضَوْء

أَضْوَاء

أَطْفَأَ أَبِي الضَّوْءَ فِي الْغُرْفَةِ لِأَنَّ الْأَطْفَالَ كَانُوا يَنَامُونَ.

Çocuklar uyuduğu için babam odadaki ışığı kapattı.

يَمْلَأُ الضَّوْءُ الْغُرْفَةَ فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ.

Sabah erkenden aydınlık odayı dolduruyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler