طَلَل

أَطْلَال

وَقَفَ الشَّاعِرُ أَمَامَ الطَّلَلِ يَتَذَكَّرُ أَيَّامَ الْمَاضِي الْجَمِيلَةَ.

Şair, kalıntının önünde durup geçmişin güzel günlerini hatırladı.

تَحَوَّلَتِ الْمَدِينَةُ الْقَدِيمَةُ إِلَى طَلَلٍ بَعْدَ الْحَرْبِ الطَّوِيلَةِ.

Eski şehir, uzun süren savaştan sonra harabeye döndü.