ظَالِم

كَانَ الحَاكِمُ ظَالِماً لِشَعْبِهِ، يَفْرِضُ عَلَيْهِمُ الضَّرَائِبَ البَاهِظَةَ.

Hükümdar, halkına zalimce davranıyor ve onlara yüksek vergiler uyguluyordu.

أَثَّرَ هَذَا القَرَارُ الظَّالِمُ سَلْبًا عَلَى حَيَاةِ العَدِيدِ مِنَ الأَشْخَاصِ.

Bu adaletsiz karar, birçok insanın hayatını olumsuz etkiledi.

الْمَلِكُ الظَّالِمُ يَسْحَقُ شَعْبَهُ بِضَرَائِبَ بَاهِظَةٍ وَلَا يَهْتَمُّ بِرَفَاهِيَتِهِمْ.

Müstebit bir kral, halkını ağır vergilerle ezer ve onların refahını umursamaz.

Eşdizimler