عَارَة

أَخَذْتُ الْكِتَابَ عَارَةً مِنَ الْمَكْتَبَةِ وَأَعَدْتُهُ بَعْدَ أُسْبُوعَيْنِ.

Kitabı kütüphaneden ödünç aldım ve iki hafta sonra geri verdim.

الْعَارَةُ هِيَ عَمَلِيَّةٌ مُؤَقَّتَةٌ يَتِمُّ فِيهَا تَسْلِيمُ شَيْءٍ لِشَخْصٍ آخَرَ لِفَتْرَةٍ مُحَدَّدَةٍ.

Ödünç verme, belirli bir süre için bir şeyin başka bir kişiye teslim edildiği geçici bir işlemdir.

الْعَارَةُ تُسَهِّلُ عَلَى النَّاسِ الْحُصُولَ عَلَى مَا يَحْتَاجُونَهُ دُونَ الْحَاجَةِ لِشِرَائِهِ.

Ödünç verme, insanların satın almalarına gerek kalmadan ihtiyaç duyduklarını elde etmelerini kolaylaştırır.

İlişkili Kelimeler