يَجِبُ عَلَيْنَا إِنْجَازُ هَذَا الْعَمَلِ بِعَجَلَةٍ قَبْلَ نِهَايَةِ الْيَوْمِ.
Bu işi gün bitmeden aceleyle bitirmeliyiz.
يَجِبُ عَلَيْنَا إِنْجَازُ هَذَا الْعَمَلِ بِعَجَلَةٍ قَبْلَ نِهَايَةِ الْيَوْمِ.
Bu işi gün bitmeden aceleyle bitirmeliyiz.
تَحْتَاجُ السَّيَّارَةُ إِلَى تَغْيِيرِ الْعَجَلَةِ الْمَثْقُوبَةِ.
Arabanın patlak tekerleğinin değiştirilmesi gerekiyor.
تَدُورُ الْعَجَلَةُ بِسُرْعَةٍ فِي الْمَصْنَعِ.
Çark fabrikada hızla dönüyor.
Ayrıca: teker
tez canlılık, çabukluk, hızlılık, ivecenlik, ivedilik, tezlik, süratlilik, aculluk, canı tezlik, şitap
رَأَيْتُ عِجْلَةً صَغِيرَةً فِي الْحَقْلِ.
Tarlada küçük bir dişi buzağı gördüm.