أَعْرِفُ أَنَّكَ قَادِرٌ عَلَى تَحْقِيقِ النَّجَاحِ إِذَا عَمِلْتَ بِجِدٍّ وَإِصْرَارٍ
Çok çalışıp azmedersen başarıya ulaşabileceğini biliyorum.
أَعْرِفُ أَنَّكَ قَادِرٌ عَلَى تَحْقِيقِ النَّجَاحِ إِذَا عَمِلْتَ بِجِدٍّ وَإِصْرَارٍ
Çok çalışıp azmedersen başarıya ulaşabileceğini biliyorum.
أَعْرِفُ هَذَا الرَّجُلَ مُنْذُ سَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ فَهُوَ صَدِيقٌ قَدِيمٌ
Bu adamı uzun yıllardır tanıyorum, eski bir arkadaşım.
öğrenmek
عَرَّفَ الْمُدِيرُ الْمُوَظَّفَ الْجَدِيدَ عَلَى زُمَلَائِهِ فِي الْعَمَلِ خِلَالَ الِاجْتِمَاعِ
Müdür, toplantı sırasında yeni çalışanı iş arkadaşlarına tanıttı.
tanımlamak
فِي قَرْيَتِنَا عُرْفٌ قَدِيمٌ: يَزُورُ النَّاسُ جِيرَانَهُمُ الْجُدُدَ فِي الْأُسْبُوعِ الْأَوَّلِ وَيَحْمِلُونَ مَعَهُمْ طَعَامًا.
Köyümüzde eski bir gelenek vardır: insanlar ilk hafta yeni komşularını ziyaret eder ve yanlarında yemek götürür.
فِي هَذِهِ الْقَرْيَةِ، لَا يَزَالُ يُعْتَبَرُ الْكَرَمُ عُرْفًا مُهِمًّا وَيَتِمُّ الْحِفَاظُ عَلَيْهِ.
Bu köyde, misafirperverlik hala önemli bir örf olarak kabul edilir ve yaşatılır.
مِنَ الْعُرْفِ فِي بَلَدِنَا أَنْ يَزُورَ النَّاسُ أَقَارِبَهُمْ وَجِيرَانَهُمْ فِي الْعِيدِ.
Bizim ülkemizde bayramda akrabaları ve komşuları ziyaret etmek bir görenektir.
Ayrıca: yele
töre, anane, teamül, ibik, sorguç